(Küçüközmen toplantıda “Merkez Bankalarının Gizli Gücü” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.)
“Merkez bankası çok güçlü kurumlar ama Merkez Bankasının gücünü Merkez Bankası ve bankacılarından önce politikacılar keşfetti. Eğer sahip olduğunuz gücü kim önceden keşfederse oyunun kurallarını da o kayar. Bu sunumda ben tam da bunu anlattım.”
Merkez bankası politikaları; Sürdürülebilir finans (bir takım kurumlara “artık bunlara kredi gitmeyecektir” denilebilir.), yeşil/mavi politikalar, haksız rekabetin kaldırılması, piyasaya karşılıksız çek yazan herkes bankacılık sektöründen dışlanması gibi pek çok alana sirayet edebilir. Bizi sonuca direkt götürecek makro tedbirlerin sonunda “herkesin ayağını denk alması” gelecektir. O nedenle bu toplantı OECD Bölgesel Entegrasyon raporuna da denk geldiği için bölgeler arasındaki fragmantasyonların (bölünme) ileride yol açacağı sorunlara değindiler. Bugün dünya küreselleşmeden bölgeselleşmeye gidiyor. Bunun akabinde hayatımıza yeni giren oyuncudan da bahsetmek gerekir “Yapay Zeka”.
DTÖ’nde bir Amerikan baskınlığı var ve Amerika bunu geri çekmek ile tehdit etti. Çin’in DTÖ üyeliği ile birlikte dengeleri değiştirdi. Land-locked (denize kıyısı olmayan ülkeler) uluslararası ticarette diğer ülkelerde izin almalı. Lakin Türkiye 3 tarafı denizlerle çevrili olmasıyla birlikte büyük bir avantaja sahip. Şimdi Özbekistan’ın da DTÖ üyeliği hedefi söz konusu. Toplantıda konuşmuş olduğum Özbekistan heyetiyle konuşmamda kendileri; “Artık land-locked ülke yerine land-linked bir ülke olma yolunda ilerliyoruz.” Dediler. Türkiye bu fırsatları çok iyi değerlendirmeli.
TCMB elindeki veri Türkiye’deki hiçbir kurumda yok. Burada aklınıza gelebilecek her türlü verilerden bahsediyoruz. Türkiye’de bugün gerçekleşen tüm bankacılık işlemlerinin verilerini anlık olarak alıp anlık durum içerisinde tespit yapıp zaman içerisinde nasıl bir davranışla karşı karşıyasınız, gözlemleyebilirsiniz. Bunların akabinde piyasayı mı kendinize yoksa kendinizi mi piyasaya uyumlayacaksınız bunun kararını verebiliyorsunuz. Bunu ezbere değil ancak verilerle yapabiliriz çünkü veri çağında yaşıyoruz. Yapay zeka ile de birleştiğinde ortaya çok kıymetli bir süreç çıkıyor.
ÇİN'İN DTÖ üyeliği, Kuşak-Yol Projesi'nin ekonomik dengeler üzerine etkisi nasıl seyreder?
Kuşak ve yol inisiyatifi (Belt and Road Initiative (BRI or B&R)) Çin nezdinde bir proje olarak görülmüyor. B&R alt bileşenlerinde ise Deniz ipek yolu, Orta Kuşak, son olarak da Kuzey tarafı mevcut. Çin burada demir yolu stratejisi olarak ilerliyor. Bu demiryolu ihraç ve ithal için kullanılıyor. Avrupa Birliği’nin, Amerika direktifiyle Çin ticaretini duraklattığı senaryoda Çin’in en önemli ticaret aktörü Türkiye olacaktır. Türkiye bu avantaj hususnda bir politikaya sahip mi bilmiyoruz. Bunlar genelde gizli kart olarak kullanılır.
Savunma sanayideki yetkinliğimiz neden ekonomik politikalarda yer almıyor? Sorusu geldi
Bir ülkenin kendi ekonomisini ve başarısını daima silah sanayisiyle ortaya koymamalı. Bu topluma coşku ve güven verebilir lakin “Yurtta sulh cihanda sulh”. Bu stratejik katkılar çok fazla ön plana çıkmadan konuşulabilir. Türkiye başka ön plana gelebileceği faktörlerle ön plana çıkmalı. Örneğin Danimarka’nın nüfusu kaç, GSYİH kaç diye sorarken cevabını bir belgeselde buldum (süt, peynir, tereyağı…). Danimarka’nın süt ürünlerini bir kere tatsanız daha önce yediklerinizi sorgularsınız. Danimarka’da araba kullanımı neredeyse çok az gelişmiş. Herkes bisikler kullanıyor. Tarihi ve mütevazi bir yer. İşin sırrı şurada; Devlet 80 yıldır 0 maliyetle en yüksek kaliteli eğitimi sunuyor. Bu sene DTÖ sloganı Enhence, create and preserve (İyileş, yarat, muhafaza et) idi. Şimdi ise neyi ne kadar muhafaza ettiğimizi sorgulayalım. Bir şeyi muhafaza ettiğimiz zaman üretime bile ihtiyacımız yok.
Enerji fiyatları ve kış enflasyonu etkisi ve akabinde Para politikalarına yansıması
Kemal Sunal ve Şener Şen filmlerinin sıkılmadan sürekli izlenilmesi gibi bu filmi de 40 yıldır izliyorum. Bir faktörü başka bir faktöre bağladığımızda o faktörün başına gelen şey diğer faktörün de çökmesine neden olur. Bunlar da bir politikadır. Doğalgazla elektrik üretiyoruz. Doğalgazın başına bir şey geldiği senaryoda Türkiye için kötü bir sonuç söz konusu olur. Türkiye müthiş kömür rezervlerine sahip ve bu kömür teknolojik yıkama unsurlarıyla ekonomiye kazandırılabilecekken başka şeyler yapıyoruz. Su ve gıda iki ayrılamaz bütün ve elzemdir. Turistik yerlerde suların kesilmesi ekonomi açısından olumsuz bir senaryodur. Gıda güvenliği, Su güvenliği, Enerji güvenliği birbirinden ayrılamaz 3 nokta. Birine gelen bir zarar büyük felaketlere yol açar. Türkiye’de israf edilen şeylerin başında “Zaman” ve akabinde de “Enerji” gelir. Enerjiyi de ikiye ayıralım;
1. Bildiğimiz Enerji
2. Kendi Enerjimiz
Kendi enerjimizi etkin kullanabiliyor muyuz? Mükemmel öğrencileri, grupları 4/4lük yetiştirdiğimiz taktirde kendi potansiyellerinin farkına varacaklardır.
“Sizin neye sahip olduğunuz önemli değil, sahip olduklarınızla ne yaptığınız önemli”